Kayıtlar

DİĞERLERİNDEN FARKIN NE?

Resim
Düşünsenize? 8 milyar insan. 7 kıta. 193'ü resmi olmak üzere 236 ülke. Hepsi birbirinden farklı. Peki davranışlar? Yaşam ve kültürler de farklılaşmış. İklime, yaşadığın bölgeye, o bölgenin kaynaklarına göre. Bu farklılıkları ülke içinde de görürüz ve bence bu büyük bir zenginlik. Bu zenginliğin insanların davranışlarını da etkilediğini biliyoruz. Düşünsenize? Yapılan aynı tür çalışmada farklı insanların farklı yaklaşımları... En ince ayrıntısına kadar düşünen, düşünürler. Farklılaşan düşüncelerin davranışlara ve işlere yansıması. Neye önem veriyorsak ona yöneliyoruz. Ve biliyor musunuz? İnce düşünüşlerin ince ruhlarda olduğunu görüyoruz. Bu ince düşünüşler yaşamın kalitesindendir ve iletişime yansır. İletişim becerisi ise bizleri, çevremizde saygın insanlar yapar. Neden yazıyorum bunları? Bu saygınlığı sağlamak için çocuklarımızda neyi mi geliştirmeliyiz? Tabi ki iletişim becerilerini geliştirmeliyiz. Geliştirmeliyiz ki, empati yetenekleri gelişsin. Karşım...

MEHTER MARŞI İLE GELİR, İZMİR MARŞI İLE GİDERSİN

Resim
Sadece 10 dakikanın bende bıraktıkları bunlar. Muhakkak yaşayanlarınız vardır. En son 27 yıl önce yaşamıştım. O zaman yaşadığım anları net hatırlamıyorum doğrusu. Aklınızda ne olacak argümanları varken, "hazırlan" diyen bir hanımefendinin elinize tutuşturduğu yeşil renkli bir tulum. Açıp baktığınızda, tuhaf geliyor insana. Olacakları düşüneceğinize, onunla meşgul oluyor zihniniz. En fazla 3 dakikada hazırsınız. Sonra sizi bekleyen uçağa biniyorsunuz. Uçak çünkü o kalabalığın arasında ağır ama emin adımlarla gidiyor. Herkes sana yol veriyor. Tıpkı makam arabalarına yapıldığı gibi. Seninle beraber yürüyen yakınlarınız. Sonra, o yere yaklaşıyorsunuz. Soğuk bir hava... Kapıdan girişte herkes lal. Size sorulan anlamsız sorular. Sizi makam arabasına bindirip getiren ve yolda sizinle sohbet etmek isteyen sürücünün yerine havanın soğukluğu yüzüne vurmuş başka bir sürücü alıyor direksiyonu. Sizi o yere getiriyorlar. Uçaktan vip koltuğa aktarıveriyorlar hemen. Kafanızda y...

ÖDEV Mİ, PROJE Mİ?

Resim
“Proje” sözcüğü öğrencilerimizi, öğretmenlerimizi ve velilerimizi korkutan en önde kavramlardan birisi. Bundan 15 yıl öncesine kadar dönem ödevleri vardı. Her öğrenci, her dönem bir ödev yapardı. 2004-2005 ders yılı itibari ile öğretim programları değişti ve eğitim literatürümüze yeni kavramlar girmeye başladı. Proje, performans görevleri, yapılandırmacı yaklaşım, öğrenci merkezli öğretim modeli… Bu yeni kavramlar bile eskiyi bize unutturmadı. Hala okullarda projeler, dönem ödevi ve performans görevi gibi algılanıyor ve öyle veriliyor. Performans görevleri vardı. Kes yapıştır cinsten. Anne ve babaların yaptığı, öğrencilerin “Ben yaptım.” diyerek notlar aldığı… Hatta mimarlara bile yaptırılan performanslar gördü, bu gözler… Projeler, performans ödevlerine mi dönüşmüş durumda? Öncelikle, ödev kavramını açıklamalıyız. Ödev; Türk Dil Kurumu sözlüğünde, “ öğretmenin öğrencilere okul dışında yapmaları için verdiği çalışma ” olarak tanımlanmaktadır. Öğretmen tarafından verilmiş ve ö...

BEN BUNUN ANLAMINI BİLİYORUM!

Resim
Ben bunun anlamını biliyorum! Büyük bir kandırmacanın içinde herkes. "Eğitim sistemini bu hale biz getirdik diyemiyorlar. Çok büyük bir sıkıntı var. Şimdi değiştirelim, yoksa tren kaçacak. Başka tren yok, sizden destek bekliyoruz" deniliyor. Çok yazık değil mi? Tüm eleştirilerin odak noktası olmamak, sorumluluğun paylaşılması için şirin gözükmeye çalışmak da bu olsa gerek. "Ülkeyi öğretim merkezleri yapıp, eğitimi hiçe sayanlar bugün el vermiş bir yanlış var ve düzeltiyoruz" diyorlar. Buna ben gülüyorum. Maalesef "Y Kuşağı" bunu bilmiyor. Tıpkı şu andaki gençliğin 100 yıl önce bu topraklarda olanları bilmediği gibi. "Test çözüp tost yiyen öğrenciler istemiyoruz." "Soran ve sorgulayan, soru çözen değil sorun çözen, meraklı bireyler yetiştirmek istiyoruz." deniliyor. Peki bunun önündeki en büyük engel; nitelikli öğretmen sorunu, müfredat ve sınav gerçeği. Lütfen! Öğrencilerin önüne çözmeleri için soru vermeyelim artık. Onla...

LGS YOLCULUĞUNDA ÖĞRENCİ OLMAK!

Resim
Ne tuhaf değil mi? 14 yaşında, gelecek adına, yaşının hakkını tam olarak veremeden, o yaşın güzelliklerinden kısa süreliğine de olsa kopan pırıl pırıl gençliğin çıktığı yolculuk. “Bundan sonraki hayatın için çok önemli.” diyen büyükler ve bu ağır yükün altından kalkmak için çaba sarf eden yaklaşık 1.8 milyon öğrenci. Hepsi, nitelikli okul diye adlandırılan %6’lık dilime girmek için çabalıyor. Bu yolculukta, başarı için tüm ebeveynler, öğretmenler ve eğitim uzmanları geçmiş tecrübelerini ortaya koyuyorlar. Ne kadar başarılı oluyorlar? Elbette tartışılır. BAŞARI YAKLAŞIMI “Sınavda başarılı olmak için çok kitap okumalısın!”, “Çok soru çözmelisin!”, “Piyasadaki tüm kaynakları çözmelisin!” diyen eğitimciler var. “Bu yıl sanat ve sporu bir kenara bırakmalısın.” “Cep telefonundan uzaklaşmalısın”… Eğitimcilerin bu söylemlerini destekleyen tecrübeler de var, bu söylemlerin tartışılabileceğini gösteren deneyimler de var. Ancak kesin olan bir şey var ki öğrenci sadece sınavda başarılı ...

HERKES KENDİ HİKAYESİNİ YAŞAR

Resim
Sevgili Okur! "Ömrümüz boyunca incecik bir buz tabakasının üzerinde dans ediyoruz, buzun altı soğuk ve insan çabucak ölüyor. Buz bazılarını taşımıyor, onlar suyun içine düşüyor. Şanslıysak buz kırılmıyor ve biz dans etmeye devam ediyoruz. Şanslıysak eğer..."(Ferdinand Van SCHIRACH) Gerçekten şanslıysak dans etmeye devam ederiz şu 8 milyar insanın yaşadığı dünyada! Şanslıysak, 2 milyon yaşıtları içinde iyi bir eğitim alır çocuklarımız! Tüm dualar, tüm beklentiler hepsinin iyi bir eğitim alması için elbette ancak mümkün olmayacakların peşinde koşacak kadar zamanımız kalmadı maalesef. Herkes kendi hikayesini yaşar! LGS, TYT, AYT, KPSS, ALES ... Hepsinin bugünlerde bir haberi var medyada. Kimi tercihte destek vermeye, kimi gelecekle ilgili yönlendirme yapmaya, kimi de sonrası için becerilere odaklanıyor. Yaptığımız bir yanlış var. Hep sonuca odaklanıyoruz. Çocuklarımız sadece sınava hazırlanıyor, sınav sonrası o üniversitenin, meslek eğitimi ile birlikte verebilecek...

Lgs İçin Son 3 Hafta

Resim
Daha iyi bir lise eğitimi almak için milyonlarca öğrencinin birbirleriyle yarıştığı Liselere Geçiş Sınavı'na (LGS) üç hafta kalırken, Nesibe Aydın Eğitim Kurumları Ortaokullar Koordinatörü Kadir Bayşu öğrenci ve velilere tavsiyelerde bulundu. Daha iyi bir lise eğitimi almak için milyonlarca öğrencinin birbirleriyle yarıştığı Liselere Geçiş Sınavı'na ( LGS ) üç hafta kalırken, Nesibe  Aydın  Eğitim Kurumları Ortaokullar Koordinatörü Kadir Bayşu öğrenci ve velilere tavsiyelerde bulundu. LGS'ye 3 hafta kala ortaokul öğrencilerin yapması gerekenlere dikkat çeken Nesibe Aydın Eğitim Kurumları Ortaokullar Koordinatörü Kadir Bayşu, "8'inci sınıf öğrencileri için son dönemeçteyiz. Artık konuların hepsi bitmiş olmalı. Bir plan dahilinde  Eylül  ayından itibaren tüm kazanımlar tekrar gözden geçirilmeli ve tekrarlar sonrası kazanım testleri çözülmelidir. Öğrenciler konuları tekrar ederken bir dersin konusunu başka bir dersin konusuyla ilişkilendirmesi gerekir. Bu zih...

ZAMAN MI DEDİNİZ? DÜN, BUGÜN VE YARIN!

Resim
Dünü, bugünü ve yarını var bu dünyanın... Her canlıya, yaşadıkça verilen. Eşit ve adaletli ancak bazen de adaletsiz... Dün yaşadığımız zamandı ve çok değerliydi. Bugün yaşadığımız an ve bence en değerlisi. Yarın ise yaşamayı beklediğimiz hayallerimiz. Kısaca "dün, bugün ve yarın", Aynı adla nice kitapları yazılmış, filmler çekilmiş. Dünya üç gündür aslında; dün, bugün ve yarın. Nice verilmiş mesajlar... Ders aldık mı, ne yapıyoruz ve yarın ne yapacağız? Bu dünya öylece dönsün dursun, Göz açıp kapanıncaya kadar geçiyor bugün. Yarın oluyor bugün, bugün oluyor dün. Einstein ne güzel söylemiş; "Dünden öğrenin, bugün için yaşayın ve yarın için ümit edin." diye. Peki bu unutkanlık halimizle ne kadar becerebiliyoruz? Unutmasak ne kadar başarabiliriz yaşamayı? "Daha son sözü söylemedi hayat" diyor, Nazım Hikmet, "belki yarınlar, mutlu sonlar var." Cemil Meriç ne diyor bakar mısınız? "Dün" tecrübedir, öğren. ...

EĞİTİM ŞART

Resim
Hem de yediden yetmişe şart. Ne kadar tuhaf değil mi? Herkesin beklentisi farklı. Eğitimden diyorum eğitimden. Sürekli soruyorum, "Ne bekliyorsunuz? Ne tür becerileri kazanmasını istiyorsunuz?" diye. İyi bir okula girmesini bekliyoruz. Peki başka? İyi bir insan olsun. Vatanına milletine faydalı olsun. Daha başka var mı? Düşünüşler ve elbette yok. Özellikle tek çocuklu aileler ne yapacaklarını bilmiyorlar. İyi bir sınıf öğretmeni arayışı içindeler, eş dosta sormalar, söylenen isime yazdırma çabaları ve sonrası ortaokul için özel okul arayışı ve okul okul dolaşmalar... Marketteki ürünler gibi fiyat, marka, öğretmen sorgulamaları... İşin iyi tarafı önceki okulda yaşadıkları sorunların çözüm önerilerini bilmeleri ve bunun olmayacağının garantiye alınması çabaları. Hepsi olsun bir de ucuz olsun. Bugün bir anne ve baba bana çokça teşekkür etti. "Bize faklı yönden bakmayı gösterdiğiniz için teşekkür ederiz" dediler. Türkiye'de ...

NESİBE AYDIN OKULLARI LGS Sayısal Bölüm Süresinin Uzatılmasını Değerlendirdi

2017-2018 ders yılında (geçen yıl) , ortaöğretime geçiş sistemimiz büyük bir değişime sahne oldu. Sınav, sözel ve sayısal bölüm olarak ayrıştırıldı, sözel sınav 50 soru 75 dakika, sayısal sınav ise 40 soru 60 dakika olarak açıklandı. Geçen yıl yayınlanan örnek soruları incelediğimizde soruların üst düzey düşünme becerilerini ölçmeye yönelik, önceki sınavlarda sorulan sorulardan farklı ve ezber bozan nitelikte olduğunu gözlemledik. Uzun paragraf soruları ile karşı karşıyaydık. Sözel ve sayısal bölümlerde farklı disiplinlerle ilişkilendirilmiş sorular… Aileler çok tedirgin olmuştu. Sınav kılavuzunu uzun süre bekledik ve sınava 2 ay kala kılavuz yayınlandı. Sınav günü geldi çattı ve ilk oturum(sözel bölüm) sonrası öğrencilerin yüzleri gülüyordu. Sözel bölümde öğrenciler süre konusunda bir problem yaşamamışlardı. Hatta erken çıkan öğrenciler vardı. İkinci oturumun (sayısal bölüm) bitiminde ise yüzler asık, moraller bozuktu. Okul bahçelerinde ağlayarak çıkan öğrenciler vardı. Sınav s...

HAYAL ETTİM HEP

Resim
Hayal ettim hep, Dolu dolu geçen günler istedim Yaradandan, Koskoca okullarda geçirdiğim, o yalnız yaz günlerinde, Hep gidenleri uğurladım, gelenlere ortam hazırlamaya çalıştım. Hayaller bitmez ki bende, Var elbet, Huzur ve sükunet değil bendeki, Var elbet, Bomboş günler değil hayallerim, Var elbet, Rahatına düşkünlük değil içimden geçenler, Var elbet, Ülkem için, gelecek için daha yoğun günler hayal ettim hep. Bir taraftan eğitim olmadan ülke kalkınmaz diyenler, diğer tarafta ise eğitimi önemsemeden mahvedenler, Gelecek için eğitim diyenler, okulları itibarsızlaştıranlar, Var elbet, Hepsinin kendine göre doğruları, çıkarları, nemaları... Herkes demişken, benim herkesle işim yok gerçekten, Eğitim olmazsa olmaz benim dünyamda. Ölene kadar çalışma, ölene kadar eğitim. Yan gelip yatma niyetinde olanlara inat. Yeni eğitim öğretim yılı güzel ülkeme hayırlı olsun.

GİDEN VE GELEN GÜNLER

Resim
Akıp giden günler... Tıpkı su gibi, Kazandığımız ve kazanırken kaybettiğimiz günler, Kazandık, çünkü her yaşanılan bir tecrübe dediler, cepte onlar dediler, Umuttur her gün, akıp giden zamana inat, Kaybettik, çünkü geçti gitti o günler, Hem şanslıyız hem de şanssız bir de bahtsız, Öyle yazılmış kaderimiz dercesine, Gitti ve yenisi geldi, Kitabın son satırlarında üzerime basan heyecan gibi, Biten düşüncelerin bende bıraktığı iz gibi, Bundan sonra yeni düşüncelere açacağım yelken gibi, Birden aldım elime, baktım ki farklı bir kitap, ilgimi çekti kapağı, "Herkesin hiç kimsesiydim ben" yazıyordu üzerinde, " Biri de çıkıp demiyor ki  Eren iyi ki varsın " der gibiydi, Yalnızlıkların dışa vurumuydu. Yedi milyar içinde başarılan yanlızlaştırma çabaları, Yalnız kalmak ister ya bazen insan, Değerlendirmek, anlamak, anlaşılmak ister, Bunların hepsi akıp giden zamanın içinde, Tıpkı bir hortumun içinde, rüzgarın hissedilmemesi gibi, Nasıl geçti bunca zama...

MS (MERKEZİ SINAV)

Resim
Aydın Eğitim Dergisinin Mayıs 2018 sayısında yayınlanan yazım. MS (MERKEZİ SINAV) Son 15 yılda değişime uğrayan sınav sistemleri… Eğitimcilerin ve velilerin kafalarını karıştıran kısaltılmış kavramlar… OKS, SBS, TEOG(ORTAK SINAVLAR)   ve son olarak ORTAÖĞRETİME GEÇİŞ SİSTEMİ (MS)… 2005-2006 eğitim-öğretim yılında, 1968 yılından beri uygulamada olan öğretim programları değiştirildi. Bu köklü değişim, sürecin değerlendirmesini öngörüyor, tek sınavla öğrencilerin değerlendirilemeyeceğini savunuyordu. Kısa sürede OKS yerini 6, 7 ve 8. sınıfın sonunda yapılacak olan SBS’ye(Seviye Belirleme Sınavı) bıraktı. Kademeli olarak uygulamaya konulan bu sınavlar, veliler tarafından çok geçmeden eleştirilmeye başlandı. 3 yıl boyunca çocukların sınav stresi yaşadığı ileri sürüldü ve yine çok geçmeden bu sınavlar 8. sınıfın sonunda uygulanmak üzere tek sınava dönüştürüldü. Tek sınav süreci ölçmez eleştirileri gelince “Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş Sistemi(TEOG)” kapsamında “OR...

SUSUN SINAV VAR!

Resim
Yazmazsam duramayacağım. Ne verdin de ne istiyorsun? Hangi kitabında böyle sorular var? Bu sorular için gerekli olan beceriler hangi etkinliğinde kazandırıldı? Kaç eğitimcinin aklına gelir bu bakış açıları? Sayıları az da olsa bu becerileri verebilecek nitelikli eğitimcileri arar gözüm. Bu becerilerin edinmesi için gerekli sınıf atmosferleri gelir aklıma. Şanslı olanlar var. En kötüsü de, Bu imkanlardan yoksun olanlar, Köyde kasabada yaşayan, umudunu okumaya adamış pırıl pırıl öğrencilerin hakkını nasıl ödeyeceğimiz gelir aklıma. Ne verdin de ne istiyorsun? 90 saniyede çöz diyorsun, gel de sen çöz bakalım? Bir sayfa yazmışsın, o bir sayfayı 90 saniyede oku, sonra da yap bakalım? Bu soruları hazırlayanlar, bu yaş grubu çocukların ne tür becerilere sahip olduğunu bilirler mi ki! Köşe yazılarını okuyorum. Matematik zordu diyorlar. Zor olan matematik değildi. Zor olan, olmayan becerilerin istenmesiydi. Soru hazırlamasını bilmeyenlerin ne ölçmek, ne seçmek istedikler...

EMEK

Resim
O kadar çok anlamı var ki! Kurcalasan ne manalar çıkar içinden? Nereden başlasam, ne yazsam... Anlatmak istediklerimi kim anlar, ne anlar, nasıl yorumlar? TDK'ya göre emek; "uzun, yorucu ve özenli çalışma." Bu kadar uzun, yorucu ve özenli çalışamalar neler ki! Neyi önemseriz de, neye emek veririz? Arkadaşlık emek ister, Sevgi emek ister, Aş emek ister, Yalnızlık emek ister, Başarı emek ister Sanat emek ister... Her karar gibi ne istiyorsan, o da emek ister. Hep söylerim yönetim kararla başlar, kararla biter. Karar vermişsen artık emek verme zamanıdır. Peki, emek ne ister? İrade ister, ısrar ister, kararlılık ister, mücadele ister. Bu yol zorlu, engebeli... Eğitim sevgi demek, sevgi ise emek. Hepsini bir kenara ittim. Ne olursa olsun emek; istemek ister, istediğini göstermek ister.