Kayıtlar

ÇAM AĞACI

Resim
Zaman, uçsuz bucaksız bir nehir gibi akarken; insanoğlu bu akışa anlam katmak, durup bir nefes almak için takvimleri icat etti. 2025’ten 2026’ya geçiş, sadece bir rakamın değişmesi değil, ruhumuzdaki 'yeni bir başlangıç' ihtiyacının tezahürüdür. Yeni yıl! İnsanoğlunun, Dünya’nın hem kendi etrafında hem de Güneş etrafında döndüğünü keşfettiğinden beri nicel verilere döktüğü bir kavram. Özellikle mevsimlerin döngüsü, insanoğlunu yaşamı boyunca heyecanlandırmış ve her daim bir bekleyiş içine sokmuştur. Bahar geldiğinde yaza, yaz geldiğinde ise kışa hazırlık yapmıştır. Nefes alınan her anı umutlara bağlamış, değişen her şeyi kendi lehine yorumlamayı öğrenmiştir. İnsan sayısı arttıkça kültürler farklılaşmış; ilahi dinler ortaya çıktıkça insanlar kendi kültür ve dinlerini benimsemiş; inanışlarını yaymak, güçlü olduklarını ispatlamak, taraftar sayılarını artırmak ve diğer inanışları alt etmek için savaşlar yapmıştır. Kültürlerin çatışması kavramını bilirsiniz. Özellikle yabancı ...

ALTIN KADEH YARIŞI

Resim
 Ne doymaz canlılarız! İnsan, çoğu zaman ihtiyacından fazlasını ister. Bu aslında sadece modern çağımızın mevzusu değil; konu çok ama çok eskilere dayanıyor. Roma İmparatorluğu döneminde de aynıydı. Hatta bazı tarihçilere göre, imparatorluk içten içe, zenginliğin getirdiği gösteriş yarışı ile baş edemez duruma gelmişti. Roma’nın varlıklı aileleri sıradan yemekleri bile altın tabaklarda sunar, misafirlere şarap yerine özel hazırlanmış gül yaprağı şerbeti ikram ederlerdi. “Yoksulun hayali tok olmak, zenginin hayali daha da acıkmak.” Bu söz, dönemin ruhunu özetliyor. Hem bizim dönemin hem geçmiştekilerin. Altın kadeh , içindeki şarabın tadını değiştirmiyor; ancak onu elinde tutan kişiye sınıfsal bir üstünlük hissi veriyor. Bugün de durum aynı. Bilekte güneş gibi parlayan, sınırlı üretim saatler; gösterişli, markalı çantalar; koleksiyon otomobiller… Modern Roma’mızda, lüks tüketim artık kimlik inşasının ve statü belirlemenin bir aracı, yani Görünür Tüketim (Conspicuous Cons...

YENİ BAŞLAYANLARA

Resim
  Yeni başlangıçlar yaşayanlara sözüm. Yeni okula başlayanlara, Yeni öğretmenliğe başlayanlara , Yeni bir kademeye başlayanlara, Farklı bir şehirde, farklı bir okulda, farklı bir sınıfta… başlayanlara sözüm. Biliyoruz, yenilikler insanı heyecanlandırır, kaygı verir, "ne olacak acaba" dedirtir. Sanki herkesin gözü üzerindeymiş gibi hissettirir. Terler insan, acaba der içinden, iletişim kurmak, konuşmak, kendini göstermek ister. O ilk gün ve ilk anlar o kadar önemlidir ki değerli hissetmek ister insan, varlığını ve var olduğunu hissetmek ister. İlk günün terleyen avuçları, her yeni adıma atılan ilk adımla beraber gelen o tatlı telaş... Bu duygular, aslında yeni bir hikâyenin ilk cümleleri gibidir. Her bir çift gözün size odaklandığını hissettiğiniz an, belki de o bilinmezliğin en yoğun yaşandığı andır. O anlarda kurulan her cümle, paylaşılan her gülümseme, gelecekteki dostlukların ve bağların ilk tohumlarıdır. Sonra sıradanlaşır her şey, rutine biner yaşam. Motiv...

SORU SORMAKTAN KORKMAYAN ÇOCUKLAR: FELSEFENİN GÜCÜ

Resim
  Felsefe, çoğu zaman yetişkinlere özgü, soyut ve karmaşık bir disiplin olarak görülse de, aslında merak etme, sorgulama ve düşünme eylemlerinin bütünüdür. Bu tanım, çocukların doğal dünyasına çok yakındır. Onlar zaten doğaları gereği sürekli soru sorar, "Neden?", "Nasıl?" gibi sorularla etraflarındaki dünyayı anlamaya çalışır. Bu doğal eğilim, felsefenin aslında çocukların içsel bir yeteneği olduğunu gösterir. Çocuklar İçin Felsefenin Faydaları Bu doğal merak, felsefeyle buluştuğunda çocuklar için sayısız fayda sunar. Felsefi düşünme, çocukların gelişimini çok yönlü destekler. Eleştirel Düşünme Becerisi : Felsefe, çocukların hazır bilgiyi pasif bir şekilde kabul etmek yerine, nedenleri, sonuçları ve farklı bakış açılarını sorgulamayı öğrenmelerine yardımcı olur. Empati ve Duygusal Zeka : Felsefi sohbetler, çocukları başkalarının fikirlerini dinlemeye ve anlamaya teşvik eder. Bu süreç, empati kurma ve duygusal zekâ becerilerini geliş...

DENETİM: GELİŞİME ODAKLI PROFESYONEL BİR SÜREÇ

Resim
DENETİM: GELİŞİME ODAKLI PROFESYONEL BİR SÜREÇ Denetim , bir kurumun amaçlarını ne ölçüde gerçekleştirdiğini tespit etmek amacıyla yürütülen resmi ve profesyonel bir süreçtir. Bu sürecin temelinde, denetmenler ile denetlenenler arasında kurulan profesyonel mesafe yatar. Denetmenler, denetimini yaptıkları personelle ilgili önceden edindikleri bilgi ve önyargılardan etkilenmemeli, tamamen objektif bir bakış açısıyla hareket etmelidir. Denetim, sadece bir kontrol aracı olmakla kalmaz, aynı zamanda denetmenler ve denetlenenler arasında değerli bir bilgi ve deneyim paylaşımına zemin hazırlar. Bu profesyonel diyalog, özellikle okullar için, süreci bir danışmanlık hizmetine dönüştürür. Denetmenler, sürecin nasıl ilerlediğine bakılmaksızın, her zaman objektif, yapıcı ve yargılayıcı olmayan bir tutum sergilemelidir. Okula Ayna Tutmak: Denetimin Rehberlik Misyonu Denetleme sürecinin temel amacı, okula bir nevi "ayna tutmaktır." Bu ayna, kurumun güçlü yönlerini ve gelişim alanlarını...

SONUÇLAR CAN YAKIYOR

Resim
Eğitim sistemimizin on iki yıllık zorunlu sürecinin sonunda, TYT, AYT ve YDT sınav sonuçları ile yerleştirme puanları ve sıralamaları nihayet açıklandı. Sonuçları görenlerin sevinçleri ve üzüntüleri arasında gidip gelen düşüncelerim var. Özellikle 17-18 yaşındaki genç beyinlerin, sistemin zorunlu kıldığı bu sınavlarda gerçek potansiyellerini gösterememesi ve bunun sonucunda yıkılan hayaller, üzerinde durulması gereken derin bir konu. Bir eğitimci olarak, sınavların detaylı analizlerini incelediğimde endişe verici tablolarla karşılaşıyorum. Ortalamaların düşüklüğü, sistemin temel yeterlilikleri kazandırma konusundaki eksiklerini gözler önüne seriyor. Sınav Sonuçları ve Ortalamalar: Vahim Tablo TYT'de ortaöğretim son sınıf öğrencilerinin ortalama doğru cevap sayıları: ·          Türkçe (40 soru): 21,707 ·          Sosyal Bilimler (20 soru): 9,722 ·        ...

Proje Okulları: Eğitime Yeni Bir Soluk

Resim
Gümbür gümbür gelen değişimin ayak seslerini kimler öngördü? Şimdi parmakları görelim! Çünkü değişim zamanı. Özellikle Maarif Modeli ile birlikte ortaöğretime geçiş sisteminde ve sonrasında yapılacaklarda büyük değişiklikler bizi bekliyor. Davranışçı modele göre yetişen eğitimcilere üzücü bir haberim var: Eğer bugüne kadar değişmediyseniz, bugünden sonra adapte olmanız biraz zor olabilir. Zira eğitim dünyası, artık eski kalıplarla ilerleyemeyeceğimiz bir noktaya geldi. Nitelikli Okul Anlayışı Yeniden Tanımlanıyor Nitelikli okul ifadesinin içi artık somut bir şekilde dolduruluyor. Nitelikli bir okul için üç temel unsuru hatırlayalım: 1.       Fiziksel Yapı: Yönetmelikte belirtilen eğitim öğretim faaliyetlerini gerçekleştirmek için gerekli fiziksel altyapının oluşturulmuş olması. 2.       Etkin Planlama : Belirtilen eğitim öğretim çalışmalarının etkin bir şekilde planlanması. 3.       Nitelikli İns...

MERAKIMI KAYBETTİM ARIYORUM

Resim
Son zamanlarda içimde derin bir huzursuzluk belirdi. Her cümlede, paragrafta veya kitapta daha fazla meraklanıyor ve sanki hiçbir şey bilmediğimi kendime kanıtlıyorum. Merakım arttıkça artıyor, ne kadar çok şey öğrenirsem, bilinmeyenin denizi o kadar geniş görünüyor. Hep ifade ediyorum: “Çocuklara bilgi yüklemekten vazgeçmeliyiz, onların meraklarını artırıcı etkinlikler ve eğitim öğretim süreçleri planlamalıyız.” Merakımızı gidermek için göstereceğimiz çaba bizlere yeni kapılar açılmasına ve yeni bilgilerle donanmamıza yol açacak. Bunun içinde soru sorma becerisine odaklanmalı; yapay zekaya bile uygun soruyu sormadığınızda cevabı veremiyor. Bilgiyi edinmenin yolu hızla artarken, bilgiye ulaşma zamanı ise çok kısaldı. Peki, bilgiye neden ihtiyaç duyarız? Hayatta kalmak ve gelişmek için insanlar, çevrelerini anlamak, kararlar almak ve hayatta kalmak için bilgiye ihtiyaç duyarlar. Bilgi, tehlikelerden kaçınmamıza, kaynakları bulmamıza ve sosyal ilişkiler kurmamıza...