ALTIN KADEH YARIŞI

 Ne doymaz canlılarız!

İnsan, çoğu zaman ihtiyacından fazlasını ister. Bu aslında sadece modern çağımızın mevzusu değil; konu çok ama çok eskilere dayanıyor. Roma İmparatorluğu döneminde de aynıydı. Hatta bazı tarihçilere göre, imparatorluk içten içe, zenginliğin getirdiği gösteriş yarışı ile baş edemez duruma gelmişti. Roma’nın varlıklı aileleri sıradan yemekleri bile altın tabaklarda sunar, misafirlere şarap yerine özel hazırlanmış gül yaprağı şerbeti ikram ederlerdi.

“Yoksulun hayali tok olmak, zenginin hayali daha da acıkmak.” Bu söz, dönemin ruhunu özetliyor. Hem bizim dönemin hem geçmiştekilerin. Altın kadeh, içindeki şarabın tadını değiştirmiyor; ancak onu elinde tutan kişiye sınıfsal bir üstünlük hissi veriyor.

Bugün de durum aynı. Bilekte güneş gibi parlayan, sınırlı üretim saatler; gösterişli, markalı çantalar; koleksiyon otomobiller… Modern Roma’mızda, lüks tüketim artık kimlik inşasının ve statü belirlemenin bir aracı, yani Görünür Tüketim (Conspicuous Consumption) dediğimiz sosyolojik bir olaya dönüştü. Beyaz yakalı profesyoneller için bile bu bir rekabet alanı: “Onun saati şundan, benimki bundan; onun tatili Bodrum, benimki Hawaii.” Çoğu zaman, gerçek ihtiyacın ötesinde, bir hikaye ve gösteriş satın alınıyor.


Kısa Süreli Mutluluğun Bedeli

Lüks tüketime yönelen kişilerde tatmin süresi oldukça kısa. Yeni alınan o pahalı eşya, yalnızca birkaç hafta süren dopamin patlaması ile geçici bir “mutluluk” etkisi yaratır. Bari parasının karşılığını uzun süreli mutlulukla verse... Ancak ne yazık ki, insan doğası hızla yeni duruma alışır; buna Hedonik Uyum (Hedonic Adaptation) denir. Yani, mutluluk seviyesi kısa sürede eski haline döner. Yeni elde edilen lüks, hızla sıradanlaşır ve yerini bir sonraki hedefe bırakır. Tıpkı Roma’da her davetin bir öncekinden daha gösterişli olması gerektiği gibi, modern hayatta da bu döngü hiç bitmez.

Peki, bu bitmek bilmeyen “altın kadeh” yarışında, gerçekten içindeki “şarabın tadını” almayı ne zaman öğreneceğiz?

Kaynak: Linkedin

Kadir BAYŞU

Eğitim Yönetimi Uzmanı

Yorumlar

  1. Altın Kaden yarıştıranlar, insan olmak huzurunu bulamayan ve tadamayanlardır. Aşağılık bir mertebede olanlardır. Hayat, insanlığın hayrına ibadet etmektir.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Proje Okulları: Eğitime Yeni Bir Soluk

2025 YILI LİSELERE GİRİŞ SINAVI (LGS) VE KONULARI

SORU SORMAKTAN KORKMAYAN ÇOCUKLAR: FELSEFENİN GÜCÜ