ALTIN KADEH YARIŞI
Ne doymaz canlılarız! İnsan, çoğu zaman ihtiyacından fazlasını ister. Bu aslında sadece modern çağımızın mevzusu değil; konu çok ama çok eskilere dayanıyor. Roma İmparatorluğu döneminde de aynıydı. Hatta bazı tarihçilere göre, imparatorluk içten içe, zenginliğin getirdiği gösteriş yarışı ile baş edemez duruma gelmişti. Roma’nın varlıklı aileleri sıradan yemekleri bile altın tabaklarda sunar, misafirlere şarap yerine özel hazırlanmış gül yaprağı şerbeti ikram ederlerdi. “Yoksulun hayali tok olmak, zenginin hayali daha da acıkmak.” Bu söz, dönemin ruhunu özetliyor. Hem bizim dönemin hem geçmiştekilerin. Altın kadeh , içindeki şarabın tadını değiştirmiyor; ancak onu elinde tutan kişiye sınıfsal bir üstünlük hissi veriyor. Bugün de durum aynı. Bilekte güneş gibi parlayan, sınırlı üretim saatler; gösterişli, markalı çantalar; koleksiyon otomobiller… Modern Roma’mızda, lüks tüketim artık kimlik inşasının ve statü belirlemenin bir aracı, yani Görünür Tüketim (Conspicuous Cons...